Editörden

19
Ara

Yayımlama inadı için…

Keçi’nin “inadına edebiyat” serüveni 6. sayısında. Bu yeni sayıda okuru neler bekliyor? Kitaba ve edebiyata emek veren, farklı çatılar altında aynı işe gönül veren yüzlerce insan, Türkiye’nin ilk ve tek, yıllık yayıncılık konferansı Zeynep Cemali Edebiyat Günü’nde, kendi meselelerini konuşmak ve dayanışmak için bir araya geldi. Giderek daha çok kıstırıldıkları, engellendikleri, sorgulandıkları ve tutuklandıkları bu ülkede, yalnız olmadıklarını hissedebilecekleri bir devamı için…

15
Haz

İyiyi inatla üreterek…

Bugün, insanlık tarihinin izlere, iz bırakacak cümlelere ihtiyacı var. Edebiyatta, sanatta, evde, sırada ve sokakta… Günışığı Kitaplığı, 20. yılında insanın resmiyete dökülmemiş tarihine bu anlamda bir edebiyat çentiği daha atmak için çalışmaya devam ediyor. Bunun için, 9. Eğitimde Edebiyat Semineri’nde, bir Mart sabahı, Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğretmenler ve kütüphanecilerle bir aradaydık. Bu yola çıkarken düşlediğimiz gibi, bir okulu “edebiyat sarayına” çevirmek için oradaydık. Aslında devamı için…

7
Haz

Yaşam ırmağı hiç durmasın!

Son sayımız YAZ 2015’i umutla, yeni bir yol heyecanıyla kapatmıştık. Yaz ayları iyi geçmedi; “iyi” ne kelime, nefes aldırmadı… Şimdi de böylesine çetin geçen bir yılı Keçi’nin 4. sayısı KIŞ 2015 ile kapatıyoruz. Bu sayıda; yayıncılık sektörünü beşinci kez bir araya getiren 5. Zeynep Cemali Edebiyat Günü’nün tüm içeriğini yayımlıyoruz. Hafızalara hece hece yer eden konuşmasıyla Latife Tekin; çeviriye ilişkin devamı için…

7
Haz

Edebiyat, bir dilek feneri…

Odağına insanı ve edebiyatı alacak bir dergi hayaliyle çıktık bu Keçi yoluna. İlk sayıdan bugüne kadar dijital bir mecrada artarak okunmak, her gün daha da patikalaşan edebiyat ve edebiyat yayıncılığı ortamında, genç ve inatçı bir dergi olmak mutluluk verici. Üstelik, edebiyat dünyasına eşsiz eserler armağan eden usta kalemlerle, edebiyatın insana ilk dokunuşunun en yakın tanıkları olan öğretmen ve kütüphanecilerin bir devamı için…

6
Haz

Dünya sözle iyileşecek, söz de sanatla…

Uzun zamandır sözün ciddi bir hastalığı var. Nefret temelinde kurulan bir iletişim dili, bir zamanlar birbirimize dokunma aracımız olan sözün yoksullaşması… Diğer deyişle bu, sözün reddidir. Calvino bunu çağın hastalıklarından biri olarak görmüştü. Başkalarını dinlemek istememe, dışımızda olanın içimizde olduğuna inandığımız şeye eşit olmasını dileme ve tüm bunların sonucu olan hoşgörüsüzlüğü getiren bir hastalık bu. En yalın haliyle dünyalarımız arasına devamı için…

19
May

Zirvelere, uçurumlara…

Edebiyatı dert edinmek önemlidir. Öyle ki, okurla ve metinle her yerde dertleşemezsiniz. Türkiye’de birçok yazar ve şair, dergilerde doğup büyümüştür. Dergi çıkarma uğraşı, gördüğümüz rüyaları kaleme almaya benzer. Gerçek olmadığını bildiğimiz ve uyandığımızda hatırlayamadığımız çizgileri, belli bir gerçekliği ifade etmek için çizmek… Neyin uğruna bu inat ? İnadına edebiyat dedik, çünkü bu dünyanın çocuklarının rüyalarını onlar ölmeden, öldürülmeden kaleme almak devamı için…