Edebiyat, bir dilek feneri…

Edebiyat, bir dilek feneri…

Odağına insanı ve edebiyatı alacak bir dergi hayaliyle çıktık bu Keçi yoluna. İlk sayıdan bugüne kadar dijital bir mecrada artarak okunmak, her gün daha da patikalaşan edebiyat ve edebiyat yayıncılığı ortamında, genç ve inatçı bir dergi olmak mutluluk verici. Üstelik, edebiyat dünyasına eşsiz eserler armağan eden usta kalemlerle, edebiyatın insana ilk dokunuşunun en yakın tanıkları olan öğretmen ve kütüphanecilerin bir araya gelişini ve bu buluşmanın meyvelerini sizlere sunmak, patikaya tam anlamıyla umut serpiyor.

Sözün kesildiği, umudun dirliğini yitirdiği yokluklar çağında “inadına edebiyat” demek bir lüks değil; başlı başına bir inat, yeni bir yol demek. Şeylere değil, yeni yollara, yöntemlere ihtiyacı var dünyanın. Öte yandan, sanat ve edebiyat, yeni yollar deneyenlere şans tanıyamayacak bir kıskaçta. Böyle bir dünyanın herhangi bir okulunda, sıradan bir sınıfta, kılık kıyafeti ve sakalı yüzünden öğrencileri önünde azarlanan, kalbi bu dayanılmaz kötülükte ve kesiflikteki dünyayı kaldıramayan öğretmen Halil Serkan Öz, öğrencilerine armağan ettiği eşsiz okuma listesiyle, adeta dilek fenerleri uçuruyordu.

Düş gücünün ve umudun tembellik sayıldığı, gökyüzüne hasret kaldığımız bu yasaklar ülkesinde dilek fenerleri uçurmak zordur elbette. İşte bu nedenle, Keçi’nin yeni sayısında usta kalemler, edebiyat tutkunu öğretmen ve kütüphaneciler, kitaplara merakla dokunan çocuklar ve gençler, yaşamın ustalıkla döşenmiş tüm tuzaklarına direnen ve insanla hemhal olabilmeyi başarmış bir edebiyat tartışması bulacaksınız. YAZ 2015 sayısının dosya konusunu, ülkenin pek çok kentinden gelen akademisyen, öğretmen ve kütüphanecilerin katılımıyla gerçekleşen 8. Eğitimde Edebiyat Semineri oluşturuyor.

Dünyaya, has edebiyatın imzasını atmış önemli yazarları kaybettiğimiz yılın ilk yarısında, bir düşünce, sanat ve umut insanını, Yaşar Kemal’i de yitirdik. Öykücü Necati Güngör, lise yıllarında ustayla yollarının nasıl kesiştiğini Keçi’de anlatıyor, hem de eski bir fotoğrafla… 2011 yılından beri yurdun dört bir yanından öykülerin buluştuğu; yeni bir dilin evrenini kuşatan ve dünyayı öykülerle değiştirmeye hevesli gençleri bir araya getiren Zeynep Cemali Öykü Yarışması da Keçi’de yerini alıyor. Tıpkı Yaşar Kemal’in dediği gibi: “Bir dil bulacağız her şeye varan. Bir şeyleri anlatabilen. Böyle dilsiz, böyle düşmanca, böyle bölük pörçük dolaşmayacağız bu dünyada…”

Halil Türkden

Comments are closed.