Edebiyatın peşi sıra denize…

Edebiyatın peşi sıra denize…

“Keçiyolu”nun sözlük karşılığı “patika”. Sözcüğün kullanımını örnekleyen cümle ise Ömer Seyfettin’den: “İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçiyoluna düşüyordu.”

Evet, Keçi keçiyolundan sahile iniyor, yaz aylarına “merhaba” diyor. İnce uzun dallı badem ağaçlarının, öykülerin, romanların, okurların, yaratıcıların, kitaba emek verenlerin, edebiyatsever her öğretmen ve kütüphanecinin, kısacası tüm kitapseverlerin gölgesi düşüyor keçiyoluna… Edebiyatın peşi sıra sahile, denize iniyoruz !

Türkiye’nin dört bir yanından gelen edebiyat gönüllüsü eğitimcilerin katıldığı 12. Eğitimde Edebiyat Semineri’nden taşan arşiv niteliğindeki içerik, Keçi’nin YAZ 2019 sayısında. Böylece Keçi, 11. sayısıyla beş yılı geride bıraktı.

40 yılı aşkın şair duruşu ve üretkenliğiyle eğitimcilere seslenen Haydar Ergülen’in, konuşma başlığından esinlenerek kaleme aldığı yeni şiiri “Okulu Dizelerle Donatmak” ilk kez Keçi’de yayınlanıyor.

Ülkemizin önde gelen edebiyat bilimcilerinden Prof. Dr. Onur Bilge Kula dil, felsefe ve edebiyatın eğitimde işlenişine ışık tutarken, Türkiye aydınlanmasının serüvenini engin deneyimiyle aktardı. Öğretmen, veli ve yazar üçgeni kuruldu; eğitimde edebiyata dair önemli başlıklar masaya yatırıldı. Mine Soysal’ın sorularını Irmak Zileli, Nurlu Tutlu ve Eser D. Özpalabıyıklar cevapladı.

Neslihan Önderoğlu, gençlerle sınırsız bir iletişim evreninin öyküler aracılığıyla nasıl kurulabileceğini anlattı. Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın proje başkanı Dr. Müren Beykan’ın sorularını, bu yarışmada iki öğrencisiyle iz bırakan Türkçe öğretmeni Ayşe Özlem yanıtladı. Öğrencileriyle gerçekleştirdikleri yaratıcı okuma uygulamalarını meslektaşlarına sunan dört öğretmenin hikâyesi de yine Keçi’de.

Keçi YAZ 2019’un konuk yazarı, yarım asırlık edebiyat yolculuğunda hem yazar hem de eğitimci kimliğiyle eşsiz deneyimler biriktiren, “dil gönüllüsü” Feyza Hepçilingirler.

Dünyada hiç bu kadar “hikâye” olmamıştı. Sokakta, evde, işyerinde, elimizdeki cihazlarda, metroda, çevrimiçi ortamlarda… Bazı hikâyeler ise hiç bitmiyor. Doğanın ve hayvanların direnişi, Einstein’ın Görelilik Teorisi, insanın eşitlik mücadelesi… Zamansız ve mekânsız bir hikâye evreninde yaşıyoruz. Bu dünyanın neye benzediğini bize gösterse gösterse hikâyelerimiz gösterebilir.

Keçi yeni sayısında, hikâyelere olan inancı, umudu ve inadıyla denize iniyor…

Comments are closed.