Gençler en çok meslek seçme kararlılığında zorlanıyor.

Gençler en çok meslek seçme kararlılığında zorlanıyor.

ZCY YARISMA LOGO

Geçen mayıs ayında yarışmamız, 500’ün üzerinde öyküyle sekizinci kez sonlandı. Gençler bu yıl, “kararlılık” temasını, çeşitli insanlık halleriyle ve hatta hayvanların dünyasında biçimlemişlerdi. Ustaca öyküleri, seçici kurulumuzu hayran bıraktı.

Etkileyici öykülerin arasından, “kararlılık”ı bir öykü kurgusu içinde en iyi ifade eden üç gencimiz eşit ödüllendirilmeye hak kazandı. Seçici kurulda benimle birlikte emek veren Çiğdem Sezer’e, Fadime Uslu’ya, Semih Gümüş’e ve Turgay Fişekçi’ye, ayrıca raportörümüz Hande Demirtaş’a teşekkür borçluyuz. Her yıl olduğu gibi seçici kurul, ödüllerin yanı sıra dikkati çeken yedi öyküyü de Ödüllü Öyküler Kitapçığı için seçti.

Duran saati çalıştıran bir kararlılık…

TED Ankara Koleji’nin geçen yıl 6. sınıf öğrencisi olan sevgili Kaan Bayri, annesini yitirmiş bir çocuğun dünyası ne olur diye düşünmüş ve kahramanını, yaşamın yine de akması gerektiğine ikna etmiş; onu, duran saati çalıştırma kararlılığıyla çok yükseklere sürüklemiş.

“Ağlayan bir bebeğin gözyaşları, küçük bir çocuğun yaladığı dondurmanın akan damlaları, çocuklara gofret uzatan bakkal, televizyon dükkânında televizyonların ekranlarındaki insanlar, ebelemece oynayan çocuklar, ağzında yavrusuna yemek taşıyan kuş, renk renk arabalar ve onların egzozlarından çıkan kara dumanlar… Her şey, her şey donmuştu.”

ODTÜ Geliştirme Vakfı Özel Ankara Ortaokulu’nun geçen yıl 7. sınıf öğrencisi olan Ali Onur Özkan ise, çocuğun daldaki meyveye ulaşma kararlılığını, ustalara yakışır akıcı bir Türkçe’yle anlatmış.

“Düşüşünü diğer dallar yavaşlatmasına rağmen sol kolu yere çarpmanın şiddetiyle incinmiş, bacaklarını taş merdiven çizmiş, üstü başı toz toprak içinde kalmıştı… Kopardığı kara incir ise biraz ileride, yarılmış bir şekilde yerde yatarken, çevresinde dolanan iri, kırmızı karıncaları davet eder gibiydi, ama Eşref koparmak için bu kadar uğraştığı incirin elinden kolayca kayıp gitmesine göz yumacak biri değildi.”

Konya’dan gelen ödüllümüz Duygu Hatipoğlu da hastane yatağındaki bir çocuğun düşle gerçek arasında gidip gelmesini, hastalığı yenme kararlılığını gerçeküstücü diyebileceğimiz bir öyküye dönüştürmüş. Duygu, Özel Konya Alp Koleji’nde (ODTÜ GVO) geçen yıl 8. sınıf öğrencisiydi. Artık eğitimine İstanbul’da, Kadıköy Anadolu Lisesi’nde devam ediyor.

“Yoğun duyguların arasında birkaç fincan aradım. Buldum ve kavanozu ters çevirdim, içlerini doldurdum. Karnımı deşip çıkan ve dışarı uzananerik ağacına baktım. Eriklerden birer tane koparıp fincanların içine attım ve hepsiyle oturma odasına döndüm.”

İki astronot, bir grafiti sanatçısı!

Delikanlılar bu yıl “kararlılık” gösterdi ve ilk kez, ödüllerin ikisini birden almayı başardılar. Gençler iyi yazmak, dikkat çekecek öyküler oluşturmak için büyük çaba göstermiş. En çok da meslek sahibi olmak, bir meslek seçmek konusundaki kararlılığı, bu uğurda ailelerle verilen mücadeleyi yazmışlar. 120 dolayında öykü bu konuyu işlemiş. Bunların 31’inde kahramanımız doktor olmayı, 20’sinde öğretmen olmayı hedefliyor. 13’ünde dansçı ya da balerin, bir başka 13’ünde müzisyen, 11’inde ressam, üçünde ünlü bir şarkıcı ve ikisinde astronot olmaya çabalıyor. Birinde de grafiti sanatçısı olmaya can atan bir kahramanımız var.

“Gençler iyi yazmak, dikkat çekecek öyküler oluşturmak için büyük çaba göstermiş.”

Meslek seçimlerinin bazısında, kararlılıkla aşılması gereken engel, genellikle fiziksel bir sakatlık olarak işlenmiş. Gençler en çok sporcu olmayı düşleyen karakterler yazmış, onları türlü türlü sakatlıklara uğratmışlar. 63 öyküde azimli olmakla kararlılığı, 18 öyküde de inatçılıkla kararlılığı iç içe düşünmüşler. 33 öyküde en çok basketbolcu, futbolcu yazılmış, maçlarda galip gelme ülküsü baş tacı edilmiş. Voleybol, yüzme, atletizm ve kayak da öykülerde hedeflenen öteki sporlar olmuş.

Yarışmalara hazırlanma ve karşılaşılan sakatlıklar üzerinden kişinin kararlılık sınavını işleyen 30’dan fazla öykü okuduk. 35 öyküde de kahraman sakat kaldı, 10’unda bunu aşmayı başardı. Sakatlığın başlıca nedeni trafik kazalarıydı. 52 öyküde ya kahramanımız ya da ailesi trafik kazası geçirdi.

Her türlü sınavda kararlılık.

Okul yaşamı sınavlarla dolu geçen gençlerimizin, her tür sınavı önemli bir kararlılık alanı olarak görmesi doğal. “Sınavda kararlılık” üzerine 51 öykü okuduk.

Gençlerimiz meslek seçmede ve yarışmalarda kararlılık göstermek ve çok çok istemek, hedefe ulaşmak için yeterli olur diye düşünmüşler. Hatta “Kararlılık, başarının ta kendisidir,” demişler. 44 öyküde “hayallerin peşinden gitmek” gerektiğini dillendirmiş, tutkuyu vurgulamışlar.

Anne ve babaların tutumları arasındaki büyük uçurum, geçmiş yıllarda olduğu gibi, bu yılın öykülerinde de dikkatimizi çekti. Anneler hep destek veren fedakâr kişi, çalışarak çocuklarını okutuyor, üzülüyor ama dıştan belli etmiyor; babalarsa hep asabi ve sert. Sadece sekiz öyküde baba şiddeti ele alınmışsa da, 17 öyküde kız çocuğunu okutmama inadında babalar başı çekiyor.

Kararlılık, hep kişisel kararlılık.

Bu yılki öykülerde dikkatimizi çeken bir başka sonuç, gençlerin “kararlılığı” hep kişisel boyutta ele almış olması, toplumsal kararlılık üzerine kafa yormamasıydı. Bu konuları onlarla daha çok konuşmak, tartışmak gerektiği ortada.

Öte yandan, öykülerden, gülümseten düşünceler de yansıyordu. Örneğin, büyük bir ameliyat geçiren kahramanımız bir haftada hastaneden çıkıp sınavına, sporuna koşabiliyor. Bir yayınevi, camına “köşe yazarı arıyoruz” ilanı yapıştırıyor. Liseli bir kız barda şarkı söylüyor. Lokantada çalışan temizlikçi anne, kazancıyla ev alıyor…

Bazılarında gerçeküstü bölümlere rastlasak da, gençler genellikle gerçekçi öyküler yazmış. Yalnızca 16 öykü fantastik, dört öykü de polisiye tadındaydı. Bu yıl da yabancı isimlerle öykü yazan 10 öğrenci oldu. Sadece hayvan kahramanlarla kurgu yapan beş, ağaçları dillendiren bir gencimiz vardı. Hayvan ve doğa sevgisinin arttığını gözlemlesek de, sayıca yeterli olmadığını belirtmek zorundayız.

2019 yarışmasının hazırlıkları tamamlandı. “Yalan” teması gençlerin hayal gücünü uçuracak mutlaka. Bu kez, Ayşe Sarısayın, Mine Söğüt, Murat Yalçın, Tolga Gümüşay’la zorlu bir görev üstleneceğiz seçici kurulda.

Yolunuz açık, kaleminiz güçlü olsun gençler!

Comments are closed.