Yayımlama inadı için…

Yayımlama inadı için…

Keçi’nin “inadına edebiyat” serüveni 6. sayısında. Bu yeni sayıda okuru neler bekliyor? Kitaba ve edebiyata emek veren, farklı çatılar altında aynı işe gönül veren yüzlerce insan, Türkiye’nin ilk ve tek, yıllık yayıncılık konferansı Zeynep Cemali Edebiyat Günü’nde, kendi meselelerini konuşmak ve dayanışmak için bir araya geldi. Giderek daha çok kıstırıldıkları, engellendikleri, sorgulandıkları ve tutuklandıkları bu ülkede, yalnız olmadıklarını hissedebilecekleri bir buluşmada soluklandılar. Altı yıldır olduğu gibi, salondan yine dostluk sözleri, edebiyat umudu ve yaşam inadı yükseldi. Tüm sesler, yine Keçi’nin sayfalarında yazıya döküldü.

Açılış konuşmasını yapan şair Gülsüm Cengiz, kara haberlere uyandığımız sabahlara dayanma gücünü ve bu ülkeyi yaşanabilir kılma umudumuzu diri tutmak için, edebiyatın tanıklığını hatırlattı. Sahiden, edebiyata bir borcumuz yok mu? Kurallara değil, dizelere inanmanın zamanı gelmedi mi? Mario Levi ise, özellikle bugünün dünyasında, bir başkasını dinlemenin kendimizi anlatmaktan daha değerli olduğunu, karanlığa karşı neden edebiyatın “hayır” diyen sesinin peşinden gitmemiz gerektiğini anlattı. Dili incelikle işleyen, her sözcüğün kıymetini bilen yazarlardan Sema Kaygusuz da, bugünün sözcüklerinin yaralı ve buhranlı halini, gerçeğin cinnetiyle boğuşan, dertli ama bir o kadar da öldürülemez olan edebiyatı işaret etti.

Semih Gümüş ve Irmak Zileli, eleştirinin nasılını, yararını, mecrasını, hatta ne olmadığını masaya yatırdılar. Söyleşilerindeki eleştirel bakışlarıyla gerçek ve  nitelikli eleştirinin nasıl hayat bulabileceğini örneklediler. “Toplum olarak,  birbirimizi eleştirmeyi başarabilirsek, kendimize benzemeyenlerle iki çift laf edebiliriz,” dediler. Yayıncılık sektörünün yürüdüğü çetin patikada, giderek daha az yayımlanan yazınsal türler, çok düşündüğümüz, ama pek konuşamadığımız  bir konuydu. Deneyimli yayıncılar, “Neden Yayımla(ya)mıyoruz?” sorusuna cevap aradılar. Güncellemeler çağında, yayıncılık sektörünün, dijital zaman trenine tutunma gereksinimini ve bu yolculuğun önemini ise uzman bir isim, Yiğit Kalafatoğlu anlattı.

2016’nın yayıncılık gündemindeki önemli başlıklar, yayıncının en büyük derdi olan ifadenin özgürlüğü, dünyanın en önemli kitap fuarı Frankfurt Kitap Fuarı 2016’dan yansıyanlar ve Mesleğimiz Yayıncılık Projesi, Keçi’nin yeni sayısının yayıncılık sektörünü yakından ilgilendiren sayfalarından.

Ezcümle, 2016’nın yayımlama inadını kayda geçiriyor Keçi KIŞ 2016. 30 Eylül 2017’de, üretme inadını sürdürenler yine Haliç’te yedinci konferansta bir araya gelecek. Keçi de orada olacak, edebiyat inadının izini sürmek için.

Halil Türkden

Comments are closed.