Şiirlerim İki Gözüm Üzümüm benim

Şiirlerim İki Gözüm Üzümüm benim

4. sınıflarla gerçekleştirilen yaratıcı okuma uygulamasında, Necdet Neydim’in İki Gözüm Üzümüm adlı şiir kitabından yola çıkılarak, şiir farkındalığı yaratmak, şiir okuma ve yazma zevki kazandırmak hedefleniyor. 

4. sınıflardaki 24 öğrencimle, yaklaşık 10 haftaya yayılan bir süreçte Necdet Neydim’in İki Gözüm Üzümüm adlı şiir kitabını inceledik. Bu kadar geniş edebiyat koleksiyonunda neden bir şiir kitabını tercih ettik? Öğrenciliğimizde şiir denince aklımıza, Türkçe ders kitaplarındaki epik şiirler gelirdi. Üniversiteye gelip de gerçek anlamda şiirle tanışınca ve ondan keyif alınca, geçen zamanla ilgili hayıflandım ve kendime bir söz verdim: Öğretmen olduğumda, öğrencilerimi en kısa zamanda şiirle tanıştırmayı kafaya koydum. Nitekim, öğrencilerim olur olmaz da işe koyuldum.

Şiirle ilk tanışma

Daha 1. sınıfta şiirle ilgili çalışmalar yapmaya başlayan öğrencilerim, 2. sınıftayken yaptıkları bir etkinliğe isim koyacaklardı. Behiç Ak’ın Vapurları Seven Çocuk kitabına küçük bir ek yaparak kendilerine “Vapurları Seven Çocuklar” dediler. İki Gözüm Üzümüm, onlar daha okuma yazma bilmiyorken, sınıfa aldığım ilk şiir kitabıydı. Şiirle ilk tanışmaları, sınıftaki kıkırdayışları, “Hadi bir şiir daha okuyalım!” ya da “Şu sayfadaki şiiri okuyalım,” demeleri tamamen bu kitapla başladı. Bu nedenle, bu yaratıcı okuma uygulamasını yapmak, hepimiz için daha da özeldi.

İlk adımımızdaki “Kayıp Mısralar Etkinliği” basitleştirilmiş ve her alana uyarlanabilecek bir oryantiring (yönbulma) etkinliğiydi. Sınıfta istasyonlar belirledik ve çocuklar dörderli altı gruba ayrıldılar. Her gruba kitapla ve yazarla ilgili bir sorudan oluşan görevler verdik. Her görevin sonunda bir sonraki istasyona gitmeden bir mısra kazandılar. En sonunda, bu mısraları birleştirip kitaptaki şiirlerden birine ulaştılar.

Bir diğer etkinliğimiz de “Şiirşört Tasarlamak”tı. Bunun için beyaz bir tişörte ve renkli tekstil kalemlerine ihtiyacımız vardı. Herkes kitaptan seçtiği bir şiirle ilgili tasarım yaptı. Finalde, herkes tasarladığı şiirşörtleri giydi ve toplu bir fotoğraf çektirdik.

“Şiir Çemberleri” bölümünde, “Madem biz şiirle 1. sınıfta tanıştık, o zaman şimdi biz de 1. sınıfları şiirle tanıştıralım,” dediler. Küçüklerin okuma yazmayı öğrenme sürecini tamamlamasını bekledik. Renkli balonlar alıp, üstlerine farklı sözcükler yazdık. 1. sınıflar geldiğinde, öğrencilerim çemberler oluşturup onlarla paylaşımlarda bulundu. Kendilerinden küçük yaştaki çocuklarla bir araya gelişleri, kendilerindeki gelişimi görmeleri ve bunu ifade edişleri çok ilginçti.

“Şiirli Resimler” etkinliğimizde ise Denizli’de yaşayan ressam Erol Çizmecioğlu’nun sergisine katıldık. Sergi sadece resimlerden oluşmuyordu, Erol Bey resimlerinin şiirlerini de yazan bir ressamdı. Çocuklar, ressamın resimlerini ve şiirlerini incelediler, kendisini ziyaret edip onunla sohbet ettiler, notlar bıraktılar.
Uygulamanın “Şiir Arkadaşım” adımında, “Mektuplaşmayalım, şiirleşelim,” dedik. İstanbul’da görev yapan, 4. sınıf öğretmeni bir arkadaşımla öğrencilerimizi ikişerli eşleştirdik. Çocuklar “şiirleşirken” birbirlerine sorular sordular, şiirler yazdılar, kitap önerilerinde bulundular.

Şiir vaat etmek

Bu uygulama adımlarına ek çalışmalarımız da oldu. Hemingway’in altı kelimelik öykülerine öykündük ve sekiz kelimelik şiirler yazdık. Kitaptaki “Dilek” isimli şiirden yola çıkarak, yeni yıl dileklerimizi şiirlerle anlattık. Dünyanın en kısa şiiri olan geleneksel Japon şiiri Haiku’yu ilk kez denedik ve çok ilginç örnekler yarattık. “Kitaptaki Şiir İsimleriyle Yeniden” adımında ise kitaptaki şiir isimlerini karışık bir şekilde öğrencilere dağıttım. Herkes kendisine gelen şiir ismine uygun bir şiir yazdı.

Her 21 Mart’ta Dünya Şiir Günü’nü okulda etkinliklerle kutluyoruz. Geçtiğimiz yıl, Denizli’de bulunan Şiir Otel’e ziyaret gerçekleştirdik. Okuldaki öğrenci meclisi seçimlerinde, tüm okul somut vaatlerde bulunur ve sınıf kapısının önüne dilek kutusu koyarken, bizim Vapurları Seven Çocuklar, “Şiir gecesi yapalım,” dediler ve kapının önüne şiir kutusu koydular.

Şiirin bu kadar hayatlarında olması, bir şey vaat edecek olduklarında akıllarına ilk gelen şeyin şiir olması mutluluk vericiydi. Sınıf öğretmenleri olarak, çocukları şiirle tanıştırmada ve ilişki kurmasına yardımcı olmada geç kalabiliyoruz. Bu nedenle, ortaokulda Türkçe öğretmeniyle tanıştıklarında şiir okumaya başlıyorlar. Çalışma, bu sürecin nasıl öne çekilebileceğine dair de önemli bir örnek oldu.

Bu dört yıllık şiir yolculuğunun içinde beni çok etkileyen anlar oldu. 1. sınıftan itibaren Türkçe derslerinin her hafta bir saatini şiir yazmaya ve okumaya ayırdık. Şairler tanıdık. 2. sınıfta, kısaltmaları seven bir öğrencim, çantama bir not koymuş. O hafta şiir dersi yapamamıştık ve notta şu yazıyordu: “A. C. Şiir yazdır!”

vapurlarisevencocuklar.weebly.com adresini ziyaret ederek tüm bu çalışmalarımızı ve daha fazlasını ayrıntılı inceleyebilirsiniz.

 

Comments are closed.